SINAVA HAZIRLANANLARA

TÜP BEBEK TEDAVİSİNDE

Dr. Kasım ALTINTAŞ

PANİK ATAK

      MİGREN (BAŞAĞRISI)
      OBEZİTE
      ESTETİK AKUPUNKTUR
      TRİGEMİNAL NEVRALJİ
      SİGARA BAĞIMLILIĞI
      ALT ISLATMA
      DEPRESYON
      AĞRILI ADET (DİSMENORE)
      PSİKOSOMATİK RAHATSIZLIK
      ROMATİZMAL RAHATSIZLIK
      SINAV KAYGISI
      SPORCU YARALANMALARI
      UYKU PROBLEMLERİ
      İLTİHABİ BAĞIRSAK HAS.
      ASTIM
      CİNSEL GÜÇSÜZLÜK
      KONSANTRASYON ZAYIFLIĞI
      BEL FITIĞI
      BOYUN FITIĞI
      FİBROMİYALJİ
      DİZ AĞRISI
      TENİSCİ DİRSEĞİ
      YÜZ FELCİ
      KULAK ÇINLAMASI
      MENİERE HASTALIĞI
      ALLERJİK HASTALIKLAR

MENİERE HASTALIĞI

MENİERE HASTALIĞI
Ménière hastalığı
Ménière hastalığı, iç kulak sıvılarının mikrobiyotik oluşumlar ile aşırı miktarda artması veya aşırı miktarda azalması durumunda hastaya denge kaybı ve işitme güçlüğü yaşattıran bir çeşit hastalıktır.
Sendromun belirtileri ilk kez Prosper Ménière adında bir Fransız doktor tarafından 1861 yılında açıklanmıştır ve ismi de buradan gelmektedir. Hastalık ekseriyetle önce bir kulağı etkiler ve vakaların yüzde yirmi beş ile yüzde ellisinde ilerde ikinci kulak da etkilenir. Sendromun başlangıcında labirent denilen iç kulak bölümünde sıvı artışı görülmektedir; bu sıvı fazlası labirent zarında basınç yaparak zarı bozar ve bazen de yırtar. Neticede denge ve işitme duyuları bozulur. Hastalığın nedeni henüz tam bilinmemektedir.

Belirtileri
  • Gelip giden işitme kaybı ve uğultu, *Bulantı ve kusma ile beraber baş dönmesi,
  • Kulak çınlaması
  • Etkilenmiş olan kulakta bir basınç hisi duyulması

Teşhisi
Meniere sendromu, dönem dönem ataklarla ortaya çıkar. Bu dönemler arasında herhangi bir belirti görülmez; hastalık dönemlerinin arası birkaç saat, birkaç ay ve hatta birkaç yıl olabilir. Hastalığın ortaya çıktığı dönemler de birkaç saat, bir gün ya da daha uzun sürebilir.
Hastalık belirtileri hafif ya da ciddi olabilir. Genellikle değişen düzeylerde baş dönmesi(çoğu kez bulantı ve kusmaya neden olacak kadar şiddetlidir), kulak çınlaması ve özellikle düşük frekanslarda işitme azalması ya da kaybı görülebilir. Hastalık dönemlerindeki şikayetler giderek daha ağırlaşır.
Bu belirtilerin herhangi birinin ortaya çıkması durumunda, hasta gecikmeden doktora başvurulmalı ve çeşitli ses frekanslarında işitme testine tabi tutulmalıdır. İşitme testlerinin yetersiz kaldığı durumlarda teşhis koymak için başka testler de gerekebilir. Örneğin Elektronistagmografi testlerinde kulağa sıcak ve soğuk su verilir. Bu işlem yapıldığında hastanın gözlerinde çeşitli hareketler olur ve bu hareketler doktor tarafından değerlendirilir. Bu test farklı sıcaklıklardaki sularla tekrarlanır; her kulağın verdiği yanıt kaydedilir ve diğer kulakla ve normal yanıtlarla karşılaştırılarak iç kulağın denge işlevinin normal olup olmadığı belirlenir.

Tedavi
Baş dönmesi ve arkasından gelen bulantı ve kusmayı durdurmak için ilaç verilmesi olasıdır. Diğer bir tedavi yolu da idrar sökücü ilaç alıp vücuttaki sıvı miktarını azaltmak olabilir. Kafein, alkol ve nikotini kesmek de yararlı olabilir. Şiddetli bir krizin sebep olabileceği gerginliği gidermek için sakinleştirici ilaçlar da verilebilir.
İlaç tedavisinin uzun süren tedavilerde ne zaman yararlı olduğunu söylemek zordur; zira Menier Sendromu hafifleyip kendi kendine ortadan kaybolabilir. İlaç tedavisi krizlerin sıklığını ve şiddetini kontrol edemezse, ameliyat gerekebilir.
Ameliyatla iç kulak ve zarlarındaki basınç ortadan kaldırılır. Bazen dengeyi kontrol eden sinir kesilir. Hastada çok ileri veya tamamen işitme kaybı olduğunda ve baş dönmesi çok şiddetli ise, tüm iç kulağın yok edildiği bir uygulama önerilir. Bu durumlarda denge sağlama görevi diğer kulağa ve adeletin kendiliğinden vergi işaretlere (impulse) ve görme duyusuna geçer. Eğer her iki kulakta da Meniere Sendromu varsa tedavi daha zordur. Ameliyat güçsüzlük yaratan krizleri durdurabilmek için daha zayıf olan kulağı yapılır.
Kulağa toksin etkisi yapan antibiyotik streptomisin dikkatle ve kontrollü miktarlarda verilebilir. Bu uygulamada iç kulağın denge sağlayan kısmı yok edilirken, işitme görevi yapan kısım korunmak istenmektedir.

      EXİMİA KAVİTASYON
      LENF DRENAJ (PRESSOTERAPİ)
       KAVİTASYON
      AKUPUNKTUR
      HİPNOZ
      HACAMAT
      SÜLÜK TEDAVİSİ
      NÖRAL TERAPİ
      ELEKTROMANYETİK TEDAVİ
      HOMEOPATİ
      BİTKİSEL TEDAVİ
      REFLEKSOLOJİ


      2009                                           Ana Sayfa | Hakkımızda | Akupunktur | Doktorunuz | İletişim                          Design by : Bizimİşimiz