SINAVA HAZIRLANANLARA

TÜP BEBEK TEDAVİSİNDE

Dr. Kasım ALTINTAŞ

PANİK ATAK

      MİGREN (BAŞAĞRISI)
      OBEZİTE
      ESTETİK AKUPUNKTUR
      TRİGEMİNAL NEVRALJİ
      SİGARA BAĞIMLILIĞI
      ALT ISLATMA
      DEPRESYON
      AĞRILI ADET (DİSMENORE)
      PSİKOSOMATİK RAHATSIZLIK
      ROMATİZMAL RAHATSIZLIK
      SINAV KAYGISI
      SPORCU YARALANMALARI
      UYKU PROBLEMLERİ
      İLTİHABİ BAĞIRSAK HAS.
      ASTIM
      CİNSEL GÜÇSÜZLÜK
      KONSANTRASYON ZAYIFLIĞI
      BEL FITIĞI
      BOYUN FITIĞI
      FİBROMİYALJİ
      DİZ AĞRISI
      TENİSCİ DİRSEĞİ
      YÜZ FELCİ
      KULAK ÇINLAMASI
      MENİERE HASTALIĞI
      ALLERJİK HASTALIKLAR

OBEZİTE

OBEZİTE
ŞİŞMANLIK-OBEZİTE
Şişmanlık (obezite); vücut yağ miktarının sağlığı bozacak düzeyde artmasıdır. Enerji alımının enerji tüketiminden daha fazla olduğu durumlarda ortaya çıkar. Şişmanlık sadece estetik açıdan değil bazı hastalıkların ortaya çıkışını kolaylaştırması, yaşam süresini olumsuz yönde etkilemesi gibi nedenlerle önemli bir sağlık sorunudur.
Şişmanlık; kalp hastalıkları, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kolesterol yüksekliği, solunum rahatsızlıkları, eklem hastalıkları, safra kesesi hastalıkları ve bazı kanser türleri ile ilişkisi olan, insan yaşamını kısaltan ve yaşam kalitesini bozan bir hastalıktır.
Şişman kişilerin zayıflamak için gösterdikleri çabalar çoğunlukla sonuçsuz kalmakta ve verilen kiloların zaman içinde geri alındığı gözlenmektedir. Genellikle şişmanlamak kolay, zayıflamaksa güçtür. Bu nedenle şişmanlığın tedavisinden önce, önlenmesi doğrudur. Şişmanlığın önlenmesinde en önemli kural, küçük yaştan itibaren yeterli ve dengeli beslenmenin sağlanması ve enerji dengesine uygun bir beslenme alışkanlığının kazandırılmasıdır.

Şişmanlığa Neden Olan Risk Faktörleri

Fiziksel aktivite - Beslenme alışkanlıkları - Yaş -  Cinsiyet (Kadın) - Irksal faktörler -  Eğitim düzeyi  - Evlilik  - Doğum sayısı  - Sigarayı bırakma - Alkol -  Psikolojik bozukluklar -  Metabolik ve hormonal bozukluklar

Şişmanlığın Belirlenmesi

Bir kişinin şişman olup olmadığının belirlenmesinin en iyi yolu, Beden Kitle İndeksi (BKİ) veya Body Mass Index (BMI) olarak bilinen ve kolaylıkla hesaplanan bir yöntemin kullanılmasıdır.

Beden Kitle İndeksi  Hesaplanması
Vücut ağırlığının (kg olarak), boy uzunluğunun (metre cinsinden) karesine bölünmesiyle hesaplanır.
Örneğin : Vücut ağırlığı 70 kg, boyu 1.60 m olan bir kişinin beden kitle indeksi ;
70/1.602 = 70/1.60x1.60 = 70/2.56 = 27.34 kg/m2'dir.

Beden Kitle İndeksi  Değerlendirilmesi

Kişinin beden kitle indeksinin  25- 29.9 kg/m2 arasında olması, o kişinin  şişmanlık sınıfına aday olduğunu gösterir.  Bu durum,  özellikle bazı hususlara dikkat edilmesi gerektiğinin göstergesidir. Beden kitle indeksi  bu değerler arasında olan kişi; Fazla yağlı yemeklerden kaçınarak (kızartmalar, kavurmalar, yağlı etler, salam, sosis,  soslar, mayonez, tahin, çikolata gibi) Dengeli ve sağlıklı bir şekilde beslenerek Fiziksel aktivitesini artırarak (yürüyüş yapmak gibi) beden kitle indeksinin 30kg/m2'nin üzerine çıkmasını önlemiş olur.
Beden kitle indeksinin 30kg/m2'nin üzerinde olması şişmanlık olarak kabul edilmiştir. Bu değere ulaşan kişilerin önemli sağlık riskine sahip oldukları bilinmektedir. Beden kitle indeksi değerinin  30kg/m2'nin üzerinde olması ile bireylerin vücut yağ miktarlarının  da çok fazla olabileceği tahmin edilmektedir.

Şişmanlığa Neden Olabilen Hatalı Davranışlardan Bazıları
Hızlı yemek, büyük lokmalar almak, az çiğnemek, Öğün atlamak, öğün aralarında sürekli bir şeyler atıştırmak,
Sıkıntılı veya stresli durumlarda aşırı yemek, Ziyaret ve davetlere sık sık katılmak ve  bütün ikramları kabul etmek Akşam yemeğinden sonra yatıncaya kadar sürekli yemek, Su içmemek veya az içmek, Özellikle çalışan kişilerde, akşam eve geldikten sonra yemek zamanına kadar atıştırmak ve sonra tekrar yemek yemek.

Şişmanlığın tedavisinde kullanılan yöntemler
Diyet, Fiziksel aktivitenin artırılması, Davranış değişikliği, İlaç, Cerrahi  yöntemler, AKUPUNKTUR tedavisi
Bu yöntemlerden, özellikle ilk üçü; düşük enerjili diyet, fiziksel aktivitenin artırılması ve davranış değişikliğinin sağlanması birlikte uygulandığında,  hem ağırlık kaybını sağlamada hem de kaybedilen ağırlığın korunmasında büyük başarı  sağlanmaktadır.
Diyete başlarken ve belirli aralıklarla vücut ağırlığının ve kan basıncının ölçümü yapılmalı, kan ürik asit, trigliserit, kolesterol, glikoz, T3 ve T4 gibi hormon düzeyleri saptanmalıdır. Bireyin günlük kalori alımı, harcadığından daha az düzeyde olmalı , zayıflama diyeti haftada 0.5-1 kg ağırlık kaybına neden olacak şekilde düzenlenmelidir. Kalıcı bir zayıflama sağlayabilmek ve yağ kitlesinin daha çok kaybedilmesi için yavaş zayıflama önerilmektedir. AKUPUNKTUR tedavisi , diyete uyumu kolaylaştıran, açlık hissinin düzenlenmesini sağlayan (iştah düzenlenmesi), diyet esnasında vücudun şeker dengesini sağlayan, midede oluşabilecek yanma hissinin ortadan kaldırılmasını sağlayan,  kabızlık ve şişkinlik şikayetlerinin olmasını önleyen bir tedavi uygulamasıdır.

      EXİMİA KAVİTASYON
      LENF DRENAJ (PRESSOTERAPİ)
       KAVİTASYON
      AKUPUNKTUR
      HİPNOZ
      HACAMAT
      SÜLÜK TEDAVİSİ
      NÖRAL TERAPİ
      ELEKTROMANYETİK TEDAVİ
      HOMEOPATİ
      BİTKİSEL TEDAVİ
      REFLEKSOLOJİ


      2009                                           Ana Sayfa | Hakkımızda | Akupunktur | Doktorunuz | İletişim                          Design by : Bizimİşimiz